KORAY ERDİVANLI

Aytek Önal ile özel röportaj

Baslik

Koray Erdivanlı:

Yaklaşık bir ay önceydi, Kadıköy Eğitim Sahnesi’nde ‘Şebbaz’ oyununu izlemeye gitmiştim. ‘Şebbaz’ için son yıllarda izlediğim oyunlar içerisinde beni en çok etkileyenlerden biri diyebilirim. Sahnenin tam karşısındaki koltuklardan birine kurulmuş keyifle seyretmeye başlamıştım ki hiç beklenmedik bir şey oldu, oyun beni oturduğum yerden kaldırıp çocukluğumun geçtiği Bostancı’daki evimizin oturma odasındaki küçük renkli televizyonun karşısına bırakıverdi sanki. Ufakken beni gülmekten yerlere yatıran ‘Karagöz ile Hacivat’ı ‘Şebbaz’ sayesinde yeniden izlemek nasıl da eşsiz bir keyifti, sözcüklerle anlatamam.

Sizler için Şebbaz’ın oyuncularından Aytek Önal ile bir araya gelerek sanat yaşamı, kişisel deneyimleri ve tabii ki Şebbaz üzerine uzun ama tatlı bir söyleşi yaptım. Zevkle okuyacağınıza eminim.

*****

KORAY ERDİVANLI:

Öncelikle sizi daha yakından tanımak isteriz. Bize kendinizden söz eder misiniz?

AYTEK ÖNAL:

1984 doğumluyum, İstanbulluyum. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’ndan mezun oldum. Öğrenim yaşamımdan itibaren Murat Daltaban, Ahmet Saraçoğlu, Erdal Beşikçioğlu, Tomris İncer, Altan Erkekli, Bennu Yıldırımlar gibi sanatçılarla çalıştım. Mezun olduktan sonra, yaklaşık on beş yıl boyunca Bahtiyar Engin, Cem Davran, Yıldıray Şahinler ve Erkan Can tarafından kurulan İstanbul Halk Tiyatrosu’nun oyuncu, eğitmen ve teknik kadrosunda yer aldım. Düzenli olmayı ve işime saygı duymayı kendime düstur edinmeye gayret gösteriyorum.

KORAY ERDİVANLI:

Sanata olan ilginiz ne zaman kendini gösterdi?

AYTEK ÖNAL:

Sanata ilgim özellikle tiyatroya duyduğum hayranlıkla başladı. Küçük yaşlardan beri sahnedeki enerjiyi, insanların bir hikâyeyi birlikte yaşamasını çok etkileyici buluyordum. Zeki Alasya – Metin Akpınar ikilisinin eserleri ve sahne performansları beni derinden etkilemişti. Hem güldürürken düşündürmeleri hem de topluma ayna tutmaları tiyatroya olan ilgimi artırdı. Bunun yanında, akrabam Yıldıray Şahinler’in tiyatrodaki başarısının da bana ayrı bir ilham kaynağı olduğunu söyleyebilirim. Onun tiyatroya olan tutkusunu gördükçe bu sanatın bir parçası olmayı daha çok istedim.

KORAY ERDİVANLI:

Tiyatro sizin için ne anlama gelir? Tiyatro dışında ilgi duyduğunuz başka bir sanat dalı var mı?

AYTEK ÖNAL:

Tiyatro, bana hem kendimi hem de insanları anlamayı öğretti. Alkışlardan çok, o anda seyirciyle kurduğum o görünmez bağ beni büyülüyor. Tiyatro kalbimin attığı yer diyebilirim. Aslında, tiyatro birçok sanat dalını içinde barındıran bir alan. Dolayısıyla tiyatroyla uğraşırken dolaylı olarak müzik, dans, edebiyat ve görsel sanatlarla da temas hâlinde oluyorsunuz. Bu yüzden her ne kadar uzmanlık alanım tiyatro olsa da diğer sanat dallarıyla da doğal bir bağım oluştu diyebilirim.

KORAY ERDİVANLI:

Özgeçmişinizde ‘Zorla Güzellik Olmaz, Bezirgân, Paçi ve Barut Fıçısı’ oyunlarında rol aldığınız görülüyor. Bu oyunlarda rol almak size neler kattı? Tiyatroseverlere bu oyunlar sayesinde neler sundunuz?

AYTEK ÖNAL:

‘Bezirgân’ oyununda sekiz sezon, ‘Barut Fıçısı’ oyununda üç sezon, Paçi (Bir Karadeniz Komedisi) oyununda iki sezon, ‘Zorla Güzellik Olmaz’ oyununda ise yarım sezon sahne aldım. İlk işim olan Bezirgân’ın uzun soluklu devam etmesi benim için çok değerli bir deneyim, bulunduğum kurum adına ise büyük bir başarıydı. Özel tiyatrolarda bir oyunu uzun süre ayakta tutmak her anlamda büyük bir özveri gerektiriyor. Bu süreç bana büyük bir disiplin, sabır ve ekip ruhu kazandırdı. ‘Doğru zamanda doğru insanlarla bir araya gelmek’ sözüne gerçekten inanıyorum; benim gençlik tiyatro serüvenimi en iyi özetleyen cümle bu olur. Bu oyunlarla tiyatroseverlere hem samimi bir sahne enerjisi hem de farklı dönemlerin, karakterlerin ve duyguların içten bir yansımasını sunma fırsatı buldum.

KORAY ERDİVANLI:

Şebbaz’daki rolünüz ile ilgili bilgi alabilir miyiz? Sahnenin arkasında rol almak nasıl bir duygu? Hazırlık çalışması ne kadar sürdü? Şebbaz’ın konusu ve tiyatroseverlere sunduğu mesajlar nelerdir?

AYTEK ÖNAL:

Fatih Koyunoğlu, okuldaşım ve üst dönemimdir. Her zaman işine büyük saygı duyan, ekibini her anlamda iyi yöneten bir oyuncu. Eşi Ayça Hanım’la birlikte kurdukları Tiyatro Hayali’nin parçası olmak ve proje teklifi almak beni gerçekten mutlu etti. Son derece ılıman, düzenli ve samimi bir prova ortamında, yaklaşık elli gün süren bir hazırlık sürecimiz oldu. Ahmet Sami’nin güçlü kalemi, Emrah Eren’in değerli bakışı, Barış Dinçel’in özenli tasarımı, iki ağabeyim Erdem Akakçe ve Fatih Koyunoğlu’nun başarılı performansları, Hayali-Oynatıcı olarak bensahne amirim Çağatay Tok, ışık sorumlusu Mehmet Ayan ve ses sorumlusu Sait Yamaner, ışık ustası Yakup Çartık ve notalarıyla oyunun ruhuna dokunan müzisyen Deniz Bayrak zincire iyi birer halka olma çabamızla oyun, hepimizin içine sinen bir noktaya ulaştı diyebilirim. Şebbaz, tam bir takım oyunu…

Şebbaz’daki rolüm ‘perdede oynatıcı’. Mesleki tanımı ‘hayali’ yani… Sahnenin arkasında olmak benim için çok özel bir deneyim. Seyircinin görmediği bir yerde karakterin enerjisini, perdede oynattığım tiple ve sahnenin ritmine ayak uydurarak harmanlamak ve hissetmek heyecan verici. Sahneye çıkmadan önce yaşadığım o sessiz bekleyiş, heyecan ve konsantrasyon karışımı bir duygu. Ama sahneye çıktığınızda emeğinizin karşılığını görmek inanılmaz bir his.

Bir ‘hayali’ gözünden, Şebbaz’da geleneksel sanatımız Karagöz ufak nüvelerle seyirciye sunuluyor. Karagöz’ün tarihi ve geleneksel formu temel alınmış. Eser, izleyicilere sanatımızı hatırlatma ve kültürel mirasımıza selâm gönderme amacı taşıyor. Özellikle rahmetli Karagöz ustaları Metin Özlen (Safderi) ve Tacettin Diker (Taci Baba) gibi isimlere sahneden selam çakılması yapıta ayrı bir lezzet katıyor. Böylece, izleyici hem geçmişi anımsama hem geleneksel tiyatronun tadını yaşama fırsatı buluyor.

KORAY ERDİVANLI:

Şebbaz’dan önce geleneksel sanatlara ilginiz var mıydı? Şebbaz’ın sanatseverlerden gördüğü yoğun ilgi Türk geleneksel sahne sanatlarına özlem duyulduğu anlamında yorumlanabilir mi?

AYTEK ÖNAL:

Benim geleneksel sanatlara ilgim okul yıllarında başladı. Çeşitli festivallerde ve Yapı Kredi Bankası Sergisi’nde çalışmalarım oldu. Sultanahmet’te bulunan Türk İslâm Eserleri Müzesi Karagöz Tasvirleri Seçkisi’nde, Karagöz Sanatçısı Cengiz Özek’in asistanlığını yaptım. Şebbaz’ın sanatseverlerden gördüğü ilgi insanların Türk geleneksel sahne sanatlarına, özellikle Karagöz’e duyduğu özlemi gösteriyor bence. Seyirciler, oyun başlamadan önce Karagöz sanatının bu kadar etkileyici ve canlı işlendiğini tahmin etmiyorlar tabii. Oyunun sonunda ise Karagöz sanatının oyundaki tatlı hissini duyumsuyorlar. Bu, çok önemli bir nokta. Bu durum, halkın geleneksel sahne sanatlarını deneyimleme ve değerini anlama arzusunun bir yansıması bence.

Baslik 2

KORAY ERDİVANLI:

Yeniden sizin kariyerinize dönelim. Oyuncu olarak sizi etkileyen sanatçılar kimlerdi? Örnek aldığınız sanatçılar var mı?

AYTEK ÖNAL:

Aslında bu soruya yanıtım neredeyse bir okyanus deniz kadar geniş. Bu meslek çok değerlidir ve tüm meslektaşlarıma sonsuz saygım var. Bu soruyu işini hakkıyla yapan tüm oyunculara selam çakarak yanıtlamak istiyorum. Hayatta olanlara sağlık, aramızdan ayrılanlara ise rahmet dilerim.

KORAY ERDİVANLI:

Tiyatrocuların yaşamı nasıldır? Örneğin, sık sık yolculuk etmek gerekiyor, değil mi? Ezberlemek, canlandırma egzersizleri yapmak gibi özen gösterilmesi gereken birçok nokta olsa gerek.

AYTEK ÖNAL:

Tiyatrocuların yaşamı disiplinle şekillenir. Bu meslek, adeta bir koşu bandında yürümek veya koşmak gibidir; rehavete yer yoktur. Tiyatro, sizi sahiplenir ve kıskanır; emeğinizi ve özeninizi ister, kolay kolay paylaşmak istemez. Genç arkadaşlara önerim şudur: Tiyatro ilgi ve özen ister. İlgi gösterirseniz size çiçek açar, ilgi göstermezseniz solar. Sahneye adım atmak isteyenlerin incelikle, özenle ve tutkuyla çalışmaları çok önemlidir.

KORAY ERDİVANLI:

Önümüzdeki yıllar için ne gibi çalışmalar plânlıyorsunuz?

AYTEK ÖNAL:

Hedefim, sevdiğim işi yapabilme gücünü bulmak. Sanatın içinde kalmaya ve üretmeye devam etmeyi çok istiyorum ve bu yönde ilerlemeyi planlıyorum. Kısmet…

KORAY ERDİVANLI:

Son olarak Çığ Dergisi okuyucularına ne söylemek istersiniz?

AYTEK ÖNAL:

Çığ Dergisi okuyucularına şunu söylemek isterim: Sanat ve edebiyat, hayata farklı bir bakış açısı kazandırır. Siz de merakınızı ve ilginizi kaybetmeden üretmeye ve keşfetmeye devam edin. Her birinizin içindeki yaratıcılığın hayatınıza ışık tutmasını dilerim. Sevgiyle…

*****

KORAY ERDİVANLI:

Aytek Önal, oyunculuk için duyumsadığı tutkuyu erken yaşlarda fark edince yönünü sanattan yana çizmeye karar vermiş ve konservatuar öğrenimi aracılığıyla güçlü bir temel oluşturduktan sonra sanat yaşamının ilk yıllarından beri seçkin yapıtlarda rol almaya özen göstererek mesleğinde yükselmeyi başarmış. Yaşamını sanata adamayı amaçlayan gençler için iyi bir örnek olarak göze çarptığına inanıyorum. Dergimize gösterdiği yakınlık ve açık sözlülüğü için teşekkür ederim.

https://cigdergisi.com/2025/11/aytek-onal-ile-ozel-roportaj/

Yayın Ortamı: Çığ Dergisi

Yayın Tarihi: 15.11.2025

Paylaş:
Rusya 2018 acı ve