KORAY ERDİVANLI

‘Tracy Chapman’ albümünün 35. yıldönümü

Tracy Chapman’ın satış rekorları kırarak dünyaca ünlü olmasını sağlayan ‘Tracy Chapman’ albümünün 35. yıldönümü… Yapıt, 2020 yılında Rolling Stone dergisinin ‘Bütün Zamanların En İyi 500 Albümü’ listesinde 256. sıraya konulmuştu.

Geçen hafta zevkle okuduğum bir müzik e-dergisinde gördüğüm bir haber beni çok uzun yıllar öncesine götürdü. Ünlü Amerikalı siyahi müzisyen Tracy Chapman’ı dünyaya tanıtan ilk albümünün yayınlandığı 5 Nisan 1988 tarihinin üzerinden tam tamına otuzbeş yıl geçmiş. Haberi okurken çift kasetçalarımda ve walkman’ımda kasedini dinlediğim günler gözümün önüne geldi. Tracy Champman’ı yıldızlaştıran o unutulmaz albümü yaz boyunca başucumdan ayırmadığımı dün gibi anımsıyorum.

Benim gibi 1980’li yıllarda müzik dinleme şansına erişmiş olan bir müziksevere ‘Contemporary Folk’ dendiğinde ilk aklına gelen sanatçılardan biridir Tracy Chapman. Henüz yirmi dört yaşındayken, kendi adını taşıyan ‘Tracy Chapman’ albümüyle birdenbire parlamasının ardından Haziran ayında Nelson Mandela’nın 70. Doğumgünü şerefine düzenlenen anma konserinde gösterdiği performans ile radyo ve televizyonlarda en çok istek alan sanatçılardan biri oluvermişti.

Tracy Chapman’ın En İyi Çıkış Yapan Şarkıcı, En İyi Kadın Pop Vokal (‘Fast Car’ şarkısı ile) ve En İyi Contemporary Folk Albümü dallarında Grammy ödülü kazanmasını sağlayan bu unutulmaz albümün toplam satış rakamı – otuzbeşinci yaşgününü doldurduğu 2023 yılı itibarıyla – yirmi milyonu aşmış durumda. 1988 yılında yapımcı Elektra Records tarafından 200.000 satış yapması ümidiyle yayınlanmış olması ile ilgili olarak müzikseverleri gülümseten bir yanılgı demek yanlış olmaz sanırım.

Synth Pop, Heavy Metal, Hard Rock, Techno gibi türlerin çok tutulduğu bir dönemde Folk Rock, Blues ve Folk gibi tarzları biraraya getirerek özgün bir tarz oluşturan Chapman siyahi ses rengi, canlı yorumu, şarkılarındaki melodik zenginlik, şarkı sözlerinde toplumsal sorunlara yer vermesi sayesinde gönüllerde taht kurmayı başardı. Alçak sesli ritimler ve az sayıda enstrüman kullanarak yumuşak tutmaya özen gösterdiği sound’u ile geniş bir hayran kitlesine sahip oldu.

Albümün kayıtlarında sitar, mızıka, elektro keman, elektro gitar, bas gitar ve keyboard gibi çeşitli enstrümanlara yer verilirken ünlü sanatçı ritim gitar, akustik gitar ve perküsyon çalarak katkıda bulunmuş. Şarkıların tamamının Tracy Chapman tarafından üretilmiş olması albümün şarkıcı/şarkı yazarı geleneğinin en iyi örneklerinden biri olarak da tarihe geçmesini sağladığını belirtmekte yarar görüyorum.

“Sıfırdan başlayanın yitirecek hiçbirşeyi yoktur. Senin hızlı bir araban, benim bir planım var. Bakkalda çalışıyorum ve biraz para biriktirdim. Yalnızca sınırı geçip şehre girelim. İkimiz de iş sahibi olacağız ve sonunda yaşamın anlamını göreceğiz.”

Onbir şarkıdan oluşan ‘Tracy Chapman’ albümünden 1988 yılı içinde – sırasıyla – annesi tarafından terk edilmiş alkolik bir babanın kızının yaşam mücadelesini konu ettiği ‘Fast Car’, yoksul insanların gönenç yolunda verdikleri savaşıma değindiği ‘Talkin’ ’bout A Revolution’ ve masum bir aşk öyküsüne yer verdiği ‘Baby Can I Hold You’ olmak üzere üç tekli yayınlandı. Ayrıca, ırk ayrımını eleştiren sözleri ve ritmik yapısıyla öne çıkan ‘Across The Lines’ parçası da radyo kanalları tarafından çok sık çalınmıştı o yıl.

‘Tracy Chapman’ albümünün 35. yıldönümüne ilişkin internette araştırmalar yaparken YouTube’deki Planet Rock Profiles kanalında gösterime sunulan bir röportaja rastladım. Ünlü sanatçının şöhrete çıkan yolda attığı adımları ayrıntılı olarak anlattığı bu söyleşiden ilgimi çeken bölümlerini sizlere aktarmak istiyorum.

Röportajda verilen bilgiye göre, Tracy Chapman’ın müzik yaşamına ilişkin öyküsü çok küçük yaşlara dayanıyor. Birçok müzisyen gibi O da müziğe çok erken yaşlarda başlayarak üstün yeteneğine ilişkin işaretleri ufacık bir kız çocuğuyken vermeye başlamış.

“İlk şarkımı sekiz yaşındayken yazdım. Ben kitapları çok seviyorum. Çok küçük yaşlardan beri okumak hoşuma gider. Zamanımın çoğunu halk kütüphanesinde geçirirdim. Annemin tek başıma gitmeme izin verdiği birkaç yerden biriydi. Aslında, şarkı yazmaya başlamadan önce şiir ve kısa öyküler yazıyordum. Annem şarkı söylüyor, kız kardeşim şarkı söylüyor. Evde her zaman müzik vardır. Sanırım konuşmaya başlar başlamaz şarkı söylemeye başladım ve ayrıca çok erken yaşlarda enstrüman çalmaya başladım. Bu yüzden bence şarkı yazmak bu iki şeyin sevgisini birleştirmekle ilgiliydi.”

Ailesi tarafından Baptist olarak yetiştirilen genç Tracy onbeş yaşında Hıristiyan gelenekleriyle eğitim veren Wooster School’a burslu olarak kaydolmuş ve müziğe olan üstün yeteneği okuldaki arkadaşları ve öğretmenleri tarafından hemen ayrımsanmış.

“Okulda benim gitar çaldığımı keşfeden bir papazla tanıştım. O da gitar çalıyordu. Bana bir süreliğine gitarını ödünç verdi. Ve bir süre sonra da kendi gitarıma ihtiyacım olduğunu söyledi. Ben de gitar alacak param olmadığını söylemiştim. Bir gün beni ofisine çağırdı ve bana bir çek verdi. Okuldaki herkesin katkıda bulunduğunu söyledi. Bu sayede ilk gitarımı alabildim.”

Chapman’ın müziğe olan ilgisinin yanında eğitime de çok önem verdiği görülüyor. Liseden mezun olunca Tufts University’nin Antropoloji ve Afrika Kültürü bölümüne girmiş ve başarıyla mezun olmuş.

“Her zaman üniversiteye gitmek istemişimdir. Üniversite annemin ben ve kız kardeşim adına kurduğu bir hayaldi. Akrabalarım arasında üniversiteden mezun olan ilk insanlardan biriyim. Eğitimi bir fırsat olarak gördüğüm için benim için önemli olan bir şeydi.”

Sahnedeki ilk kaydadeğer performansını yirmibir yaşındayken vermesinin ardından birçok yapımcı ve müzisyen ile görüşmelerde bulunmakla birlikte albüm çıkarma konusunda ciddi bir adım atmamış siyahi yıldız. Ta ki üniversiteden arkadaşı Brian Koppelman’ın kendisini Cappuccino adlı barda canlı izlemesine dek. Müzik dünyasıyla yakın ilişkileri olan Brian Koppelman’ın girişimiyle ‘Talkin’ ’bout a Revolution’ şarkısının kaydı radyo kanallarında çalınınca Genç Tracy müzik yapım firması Elektra Records‘tan teklif almış ve bu teklifi olumlu yanıtlamış.

Albümün yapımcısı David Kershenbaum ile uyumlu bir iletişim kurduklarını dile getiren Tracy Chapman şarkıların hazırlanış süreciyle ilgili olarak “Kershenbaum, sanatçının sürece dahil edilmesi gerektiğine inanan türden bir insan. Fikirlerimi dinledi ve kaydı çok basit tutma arzuma saygı duydu. Sanırım yaptığım şeyin gücünün esas olarak solo akustik yaklaşımımdan geldiğini hissetti. İşini, bu noktaya daha fazla ayrıntı katmak olarak gördüğünü düşünüyorum.” şeklinde bilgi vermekte.

“Köprünün altında, rayların üstünde siyahlar ile beyazları ayıran çizgileri geçmeye kim cesaret edebilir? Küçük siyah kız hiçbir neden yokken saldırıya uğrar. Gazeteler öyküyü yayınlar, ırkçı sabırlar taşar.”

‘Tracy Chapman’ albümüne genel olarak baktığımızda, 1988 yılında henüz hayatının 24. yılını yaşamakta olan genç Tracy’nin, şarkı sözleri aracılığıyla geçim zorluğu, eşitsizlik, ayrımcılık ve şiddet gibi birçok toplumsal soruna değindiğini, zorluklar ve engeller ile karşı karşıya kalan insanları başkaldırmaya çağırdığını, yaşamsal sorunlarla mücadele eden insanlara umut aşıladığını görmekteyiz.

Folk müziğe Afrikalı Amerikalıların duyarlılığını katmasıyla büyük takdir toplayan Amerikalı şarkıcı 1989 yılının sonbaharında ‘Crossroads’ albümünü yayınlayarak müzik dünyasındaki yoluna devam etti. 2008 yılına dek toplam altı albüm daha çıkardı ve ‘Crossroads’‘Give Me One Reason’‘Bang Bang Bang’ gibi beğenilen şarkılara imza attı. Bugün, çoklu-platin albüm kazanan ender sanatçılardan biri olarak anımsanmakta.

https://indigodergisi.com/2023/04/unutulmaz-tracy-chapman-albumunun-35-yildonumu/

Yayın Ortamı: İndigo Dergisi

Yayın Tarihi: 22.04.2023

Paylaş:
Bir erkek, bir kadın